|
RAMAZAN BAYRAMI |
|
 |
 |
Okunma |
|
50 |
|
Değerli müminler!
Şükürler olsun Allah’a! Millet olarak güzel bir Ramazan geçirdik.
Rabbimizin buyruklarına, Peygamberimizin yoluna uyarak oruçlarımızı
tuttuk, namazlarımızı, teravihlerimizi kıldık. Camilerimiz dolup taştı.
Oruçlarımızla açlığı paylaştık, iftarlarımızla soframızı paylaştık.
Gönüllerimizde kardeşliği paylaştık. Zekât, fitre gibi hayırlarımızla
mallarımızı paylaştık.
Velhasıl, bencilliğin, çıkarcılığın küresel acılar doğurduğu bir dünyada insanlığa örnek olacak güzellikleri yaşadık, yaşattık.
Bu Ramazanda bazı acı olaylar da oldu değerli müminler… Bir sel
felâketi yaşadık. Ölenlere Allah rahmet eylesin. Ancak toplum olarak bu
konular üzerinde düşünmeliyiz, nefis muhasebesi yapmalıyız; hep
birlikte hatalarımızı görüp düzeltmeliyiz. Dinimiz bizden bunu istiyor.
Sevgili Peygamberimiz, “Müslüman, elinden ve dilinden başka
Müslümanların zarara uğramadığı kimsedir” buyuruyor. Kural dışı
yapılan, yaptırılan işlerin bedelini bütün millet ödüyor; parasıyla,
canıyla ve dünyanın önünde yaşadığı utançla ödüyor.
Lütfen Resûlullah Efendimizin şu açıklamalarındaki ulvî mesaja dikkat edelim, değerli cemaat... Buyuruyorlar ki:
“Adamın biri, susuzluktan kıvranan bir köpeğe kuyudan su çıkarıp
içirdi. Ve Allah o kulundan hoşnut oldu ve onu cennetine kabul
buyurdu.”
“Bir başka adam, yoldan geçenlere sıkıntı veren bir dikenli dalı oradan
kaldırdı. Ve Allah o kulundan da hoşnut oldu ve cennetine kabul
buyurdu.”
İşte İslâm’ın, insanı, canlıyı ve çevreyi kucaklayan din ve ahlâk anlayışı...
Bayramlar, kardeşliğimizin, birlik ve beraberliğimizin sembolleridir aziz cemaat...
Bu ülkenin evlatları olarak hepimiz, Yüce Kur’an’ımızın, “ateş çukuru”
diye nitelediği tefrikadan, ayrılık-gayrılıktan kendimizi ve
çocuklarımızı korumalıyız. Dinini din, yolunu yol edindiğimiz Yüce
Resulümüzün, “Birlikte rahmet, tefrikada azap var.” “Ey Allah’ın
kulları, kardeş olunuz!” şeklindeki kutsal davetinden şaşmayalım.
Sevgi ve birlik binamızın mimarlarından Yunus Emre’nin dediği gibi:
“Gelin tanış olalım / İşi kolay kılalım
Sevelim sevilelim / Dünya kimseye kalmaz.”
Değerli Müslümanlar!
Allah Teâlâ, Ramazanı, diğer 11 aya örnek olması için adeta model ay
olarak bize armağan etmiştir. Onun için Ramazan’da kazandığımız dinî ve
ahlâkî hasletlerimizi yaşatmaya çalışalım. Allah’ın verdiği en değerli
sermayemiz olan kısa ömrümüzü heva ve heveslerimiz uğruna çarçur
etmeyelim. Gelin ömrümüzü, onun kadar değerli olan işlere harcayalım.
Dünya ve ahiretimiz için, kendimiz, ailemiz, toplumumuz ve insanlık
için hayırlı işlerle geçirelim ömrümüzü... Şairin dediği gibi:
“Geçen geçmiştir artık, ân-ı müstakbelse müphemdir / Hayatından nasibin bir şu geçmek isteyen demdir.”
Elimizdeki tek sermayemizi, şu anımızı hayırlı işler yaparak değerlendirelim.
“İyilik olarak ne yaparsanız, yarın Allah’ın huzurunda onu
bulacaksınız” buyuruyor Yüce Kur’an... Gelin öbür tarafa iyilikler,
güzellikler gönderelim. Haramlarla, günahlarla, kinlerimizle,
bencilliklerimizle değil; hayırlarımızla, sevaplarımızla,
sevgilerimizle gidelim Hakk’ın huzuruna…
Ömrümüz hayırlı işlerle zenginleşsin. Gönüllerimiz sevgiyle şenlensin.
Aile ocağımız, yurdumuz ve dünyamız barışla dolsun! Bayramınız mübarek
olsun!
Prof. Dr. Mustafa ÇAĞRICI
İstanbul İl Müftüsü |
|
Yorumlar |

|
|