|
ORUÇ |
|
 |
 |
Okunma |
|
65 |
Muhterem Müslümanlar!
Bütün insanlar için hidayet, rahmet ve şifa kaynağı olan Kur’ân-ı
Kerîm’in indirildiği Ramazan ayına kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Bu
mübarek ay, oruçları, hatim ve mukabeleleri, iftarları, zekat, sadaka
ve fitreleriyle, dua ve niyazlarıyla manevî hayatımızı
zenginleştirerek; müslümanlar arasında kardeşliğin idrak edildiği kutlu
bir mevsimdir.
“Ey
iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de oruç farz
kılındı. Umulur ki, Allaha karşı gelmekten sakınırsınız,”
meâlindeki âyetle oruç tutmamız farz oldu. Peygamber Efendimiz de
İslâm’ın beş temel esasından birinin oruç tutmak olduğunu açıklamıştır.
2
Oruç, riyanın en az karıştığı ibadetlerdendir. “Oruç benim içindir;
onun karşılığını ben vereceğim” kutsî hadisinde açıklandığı gibi,
mükâfatı bol olan ve Allah’ın rızasını kazandıran bir ibadettir.
Oruç, nefsin ihtiraslarını ve ölçüsüz arzularını önler. Peygamber
Efendimiz, oruç tutanların dikkatli olmasını şu sözleriyle
açıklamıştır: “Oruç bir kalkandır; sakın oruçlu iken, cahillik edip de
kötü söz söylemeyin. Birisi sizinle tartışacak olursa, ben oruçluyum
deyin.” Yine Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Her kim yalan
söylemeyi ve yalanla iş görmeyi bırakmazsa, Allah onun yemesini,
içmesini terk etmesine kıymet vermez.’’
Oruç sadece yeme, içme ve şehevî arzuları terk etmekten ibaret
değildir. Oruç tuttuğu halde çirkin işlerden ve fenalıklardan uzak
durmayanlar uyarılmıştır. Hadis-i şerifte “Oruç tutan öyle insanlar
vardır ki, kazançları sadece açlık ve susuzluk çekmektir”
buyurulmuştur.
Oruç, nefsi terbiye eder, sabrı öğretir, zorluklara dayanma gücü,
fakirlere ve muhtaçlara yardımcı olma şuuru kazandırır. Resûlullah
(s.a.v.) buyurdular ki: "Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, kendisine
onun sevâbı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun
sevâbından hiçbir eksilme olmaz.''
Bu ayda oruç tutmaya gücü yetmeyen yaşlıların, iyileşme ümidi olmayan
hastaların, tutamadıkları her günün orucu için bir yoksulu doyuracak
kadar fidye vermeleri gerekir.
Muhterem Cemaat!
Ramazan ayı, sevgiyi, saygıyı, kaynaşma ve paylaşmayı temin etmesi
itibari ile birçok ahlâkî erdemin gelişmesine vesile olmaktadır.
Müslümanlar, iftarda yoksullara ve birbirlerine ikramda bulunmanın
derin hazzını yaşarlar.
Ramazan ayına güzellik katan hususlardan biri de Teravih namazdır.
Teravih, orucun değil, Ramazan ayının sünnetidir. Ramazan ayını
süsleyen bu ibadete müminler, coşkuyla devam ederler. Camilerde,
mescitlerde; okunan mukabeleler, salavâtlar, ilahî ve kasideler,
yapılan vaazlar, sohbetler ile müminler, manevî bir havayı teneffüs
edip huzurla dolarlar.
Bu ayda müminler, kendileri ve velâyeti altındaki kişilerin fıtır
sadakalarını vermekle mükelleftirler. Böylece yoksulların,
ihtiyaçlarını bayramdan önce karşılamasına yardımcı olurlar
Ramazan ayı bütün müslümanlar için hayırlı olsun! Tuttuğumuz oruçlar ve diğer ibadetlerimiz makbul olsun!
Dr. Kerim Buladı Vaiz
Zeytinburnu- İstanbul
Bakara,2/183.
Buhârî, Îman, 34, 40; Müslim, Îman, 8.
Buhârî, Îman, 2, 9; Müslim, Sıyâm, 30.
Buhârî, Savm, 9; Müslim, Sıyâm, 30.
İbni Mace, Sıyam, 21, Buhari, savm, 8
İbn Mâce, Siyâm, 21.
Tirmizi, savm; 82
|
Yorumlar |

|
|