|
Müslüman Ana-Babalara Açık Mektup |
|
 |
 |
Okunma |
|
65 |
Müslüman anne ve babalara sesleniyorum: Çocuklarınızı iyi Müslümanlar
olarak yetiştiriniz. İyi Müslüman ne demektir? Kısaca arz edeyim:
" İyi insan demektir. İyi vatandaş demektir. Erkekse, hanımına iyi bir
koca, çocuklarına iyi bir baba demektir. Kadınsa, kocasına iyi bir
hanım, çocuklarına iyi bir anne demektir. Çocuksa, anne-babasına iyi
evlat demektir. İyi komşu demektir. İyi âmir, iyi memur demektir. İyi
işveren, iyi işçi demektir. İyi tâcir, iyi esnaf, iyi müşteri
demektir." Dahası da var, lakin bu saydıklarım yetmez mi iyi Müslümanı
anlatmak için?
Muhterem anne-babalar!
Yarın hepimiz bu imtihan dünyasından çekilip gideceğiz, son yolculuk
tarihini bilmiyoruz ama yolculuk kesin. Çocuklarımızı iyi Müslümanlar
olarak yetiştirmezsek son derece ağır bir vebal altında kalmış oluruz.
İyi Müslüman, gerçek dindar demektir. Gerçek dindar kimdir?
1- O, doğru olan inançlara, düşüncelere, görüşlere sahiptir. Dinî
konularda mutlaka Kur'ân-ı Kerim'e ve Sünnet'e uygun olan Ehl-i Sünnet
ve Cemaat itikadı üzeredir. İslâm'a, Kur'ân-ı Kerim'e, Sünnet'e, din
önderlerinin inanç, görüş ve düşüncelerine uymayan hiçbir dünyevî
görüşe ve ideolojiye bağlanamaz Müslüman.
2- İyi Müslüman, başta günlük beş vakit namazlar olmak üzere dinimizin
farz kıldığı bütün ibadetleri eda eder, dosdoğru bir şekilde yerine
getirir. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin müekked sünnetlerini de
ihmal etmez.
3- İyi Müslüman ahlâkı düzgün, yüksek faziletlere sahip, yüksek
karakter sahibi kimsedir. Ahlâksız, faziletsiz, karaktersiz, şımarık,
kendini beğenmiş, bencil, görgüsüz, terbiyesiz adama ve kadına asla iyi
Müslüman denilemez. İyi Müslüman o kimsedir ki, gayr-i müslimler bile
onun ahlâk ve faziletini kabul ederler, onu bu konuda överler.
4- İyi Müslüman dünya için, dünyada kalacağı kadar, ahiret için de
orada kalacağı kadar çalışan kimsedir. Ahiretin sadece kuru edebiyatını
yapan, var gücüyle ve büyük bir hırsla bu fanî dünya için çalışan
kimseler kesinlikle iyi Müslüman değildirler. Ahirette ebedî olarak
kalacağını bilen iyi Müslüman, dünya hizmetlerini ihmal etmez,
aksatmaz, lakin bütün varlığı ile ebedî hayatta mutluluğu yakalamak
için çalışır.
5- İyi Müslüman parayı değer olarak kabul etmez. Parayı putlaştıran
kişi dıştan Müslüman görünse de, o gizli bir müşriktir. Dini imanı para
olan, iyi Müslüman değildir.
6- İyi Müslüman, bütün dünya işlerinde Resûl-i Ekrem (S.A.V.) Efendimiz
hazretlerini en büyük önder, en güzel örnek ve model, en güvenilir
rehber, en muzaffer kumandan olarak kabul eder. Elinden geldiği kadar
ve zamanın şartlarına uygun şekilde onun gibi yaşamaya çalışır, onun
gibi davranmaya çalışır. Onun sünnetini kendisine hayat düsturu olarak
kabul eder ve bu sünnetin dışına çıkmaz.
7- İyi Müslüman, sadece din ve iman kardeşlerine değil, bütün
insanlara, bütün canlılara, hattâ cansız maddelere bile şefkat ve
merhametle muamele eder. Müslümanları yok etmeye ahd etmiş son derece
harbî, son derece agresif, son derece fanatik düşmanlar bu kaidenin
içine dahil değildir.
8- İyi Müslüman paylaşan kimsedir. Abdullah b. Ömer (R.A.)'den rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:
"Yüksek el alçak elden hayırlıdır. Çünkü yüksek el infak edici yani
verici, alçak el ise isteyici, dilenici eldir"4 buyurmuşlardır.
Milyonlarca din kardeşi ve vatandaşı sefalet ve perişanlık içinde
sürünürken kendileri en lüks ve israflı bir şekilde har vurup harman
savuran kimseler iyi Müslüman değildir.
Kendi cüz'î iradesiyle iyi Müslüman olmaya çalışan kimseye Cenab-ı Hak
vehbî ilimler, hikmetler, faziletler ihsan eder. Onların aydınlığı o
Müslümanda görülür. Lakin herkes göremez. Gören görür, görmeyen görmez.
10- İyi Müslüman "Ölmeden önce ölmeye çalışır", yani bencilliğini,
varlığını yok etmek için uğraşır. Sonunda ALLAH ona bu başarıyı nasip
ederse hiç olur.
Muhterem Müslüman anne-babalar!
Yukarıdaki cümleyi tekrarlıyorum: Ciğerpâreleriniz çocuklarınızı iyi
Müslümanlar olarak yetiştiriniz. ALLAH'ın yardımı ile böyle bir
muvaffakiyete nail olabilirseniz ebedî bir mutluluk kazanırsınız.
• İyi Müslüman olarak yetiştirdiğiniz çocuklarınız, siz öldükten sonra
sizin için birer sadaka-i cariye, kapanmayan, sayfalarınıza hep hayır
ve sevap yazılan defteri olur.
• Günde beş kez namaz kılarlar ve namazın içinde ve sonunda: "Ya Rabbi!
Beni, anne-babamı ve bütün mü'min kardeşlerimi bağışla, onlara mağfiret
et!" diye dua ederler.
• Onlar, dünyadan ahirete size sadaka ve hayır olarak hediyeler
gönderirler. Fakirlere yardım ederler, hastaları tedavi ettirirler,
iman ve İslâm'ın yayılması için yapılan hizmetlere katkıda bulunurlar;
bunların sevabının size ulaşması dileğini unutsalar bile siz hissenizi
alırsınız. Çünkü hayırlı ve iyi Müslümanlar yetiştirmişsinizdir, asla
mükafatsız kalmazsınız.
• İyi ve hayırlı Müslüman evlat yetiştiren anne ve babalar, bayramlarda
ve başka zamanlarda onların kabirlerini ziyaret etmeleri, Fatiha veya
Yâsin-i Şerif okumaları ile mutlu olurlar.
• İyi ve hayırlı evlat sahiplerinin günahlarının, evlatlarının iyiliğine hürmeten affedileceği veya hafifletileceği ümid olunur.
O halde, Muhterem anne-babalar!
"Çocuğum ehl-i dünya olsun... Çocuğum iyi okusun, ileride çok para
kazansın... Çocuğum lüks yaşasın, lüks yesin, lüks gezip tozsun. Yavrum
çok kazanmalısın, iyi ve lüks bir hayat sürmelisin. Yavrum biz iyi
yaşamadık, çok sefalet çektik, bari sen iyi yaşa, lüks ve sefahat
içinde ömür sür!" gibi şeytanî vesveseleri bir kenara atınız da,
çocuğunuzun:
• Bilgi, inanç ve kültür bakımından vasıflı ve yüksek.
• Ahlâk, fazilet ve karakter bakımından vasıflı ve yüksek.
• En geniş mânasıyla güzellik bakımından vasıflı ve yüksek olmaları için çalışınız.
• Onları Şah-ı Nakşibend Muhammed Bahaüddin'lerden, İmam-ı
Rabbanî'lerden, Selahaddin Eyyubî'lerden, Mevlânâ'lardan, Yunus
Emre'lerden, Emîr Sultan'lardan, Abdülkadir Geylanî'lerden, Ahmed
er-Rufaî'lerden, Halid-i Bağdadî'lerden Şeyh Şamil'lerden, ilham alan
kimseler olarak yetiştiriniz.
İlhamlarını sakın şeytanlardan, deccallardan, Müseylemetü'l-Kezzablardan almasınlar. Sonra yanarlar. Siz iki misli yanarsınız.
Bütün gayretlerinize rağmen kendi çocuklarınızda iyi Müslüman olma
kabiliyeti, yatkınlığı yoksa, temiz fakir çocuklardan bir-ikisini
yetiştiriniz. Onlar sizin manevî evladınız sayılır ve ileride sizler
için yine sadaka-i cariye olur.
Muhterem okuyucu!
Kâfirler sizin çocuklarınızın iyi Müslüman olarak yetişmesini
istemiyorlar. Onların imansız yetişmesi için açıkça ve sinsice bin
türlü dolap çeviriyorlar. Onların namaz kılmasını istemiyorlar, oruç
tutmasını istemiyorlar. Çocuklarınızın iffetli, haysiyetli, haya
sahibi, edebli, terbiyeli olmasından hoşlanmıyorlar.
Görmüyor musunuz, organize çeteler okullara iyice sızdılar ve 11
yaşındaki masum çocuklarımıza uyuşturucu tattırdılar. Kızların tahsil
haklarını engellemek için neler yaptıklarını görmüyor musunuz?
Dinin, imanın, millî varlık ve kimliğin büyük tehlikeler ve tehditler
altında olduğu bu devirde zengin Müslümanlara lüks, israf, rehavet
yakışmaz.
Kabir hayatında, hesap gününde, ahirette azap görmek istemiyorsak,
çocuklarımızı Kur'ân-ı Kerim'in ve Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin
emrettiği üzere iyi Müslümanlar, iyi mü'minler, iyi insanlar olarak
yetiştirelim.
Kur'ân-ı Kerim, Sünnet, İslâm, Şeriat, fıkıh, tasavvuf, tarikat bu konuda ne diyorsa onları hayata geçirelim.
Çocuklarımız bize ALLAH'ın emanetidir. Emanete hıyanet etmeyelim.
Çocuklarımız cennete girmemize, ebedî mutluluk kazanmamıza vesile
olsunlar. Cehenneme girmemize yol açmasınlar. Onların ALLAH'a kul, Hz.
Muhammed (S.A.V.) Efendimize ümmet olmaları için ne lazımsa yapalım:
"Âbid olsunlar, ârif olsunlar, zâhid olsunlar, âlim olsunlar, ilmi ile
âmil olsunlar, mücâhid fi sebilillah olsunlar, hizmet erbabı olsunlar,
halis-muhlis, ihlaslı olsunlar. En güzel ve uygun şekilde, doğrudan
doğruya veya dolaylı olarak dâvetçi olsunlar, tebliğ etsinler,
müjdelesinler, uyarsınlar. "
"Parlak bir tahsil yapsın da ileride iyi yaşasın!" v.b. safsataları,
şeytanî kuruntuları bir kenara bırakalım da çocuklarımızın geleceğini
karartmayalım!"
Çocuk ve din eğitimi
Değişen ve yozlaşan toplumla beraber çocuklarımız da aslında bize ait
olmayan bir hayatı yaşamaya zorlanıyorlar. Televizyon ve sanal ortamlar
sayesinde giderek önemli saydığımız kültürel ve ahlâki değerlerden daha
da uzaklaşıyorlar.
Bizler ise bütün bu gerçeklere gözümüzü kapatarak çocuklarımızın
gelecekte bizleri temsil edeceğine, dünyayı çok daha güzel bir hale
getireceklerine inanıyoruz. Halbuki böyle bir yaşantı beraberinde
çocuklarımıza duygusuzluğu, bencilliği, şiddeti öğretiyor.
İşte bu nedenle çocuklarımıza sahip çıkmalı, kaybolmaya yüz tutan dini
ve ahlâki değerlerimizi öğretmeliyiz. Peki bunun için ne yapmalı,
nerden başlamalıyız?
Kur'an-ı Kerim, ALLAH tarafından tüm insanlığa indirilmiş olan ilahi
bir kitaptır. İnsanlara yol gösteren, karanlık yolları aydınlatan en
önemli rehberdir. Bu nedenle öncelikle Müslüman olduğunu iddia eden her
anne-babanın, Kur'an-ı Kerim'den ALLAH'ın emirlerini öğrenmesi ve bunu
hayatına da yansıtarak çocuklarına örnek olması gerekmektedir. Doğru
konuşmayı nasihat eden bir anne-babanın, kendisini arayan birisi için
"Burda olmadığımı söyle!" dedirtmesinin, çocuk nazarında anlamı ne
olacaktır?
Kur'an-ı Kerim eğitimi konusunda dikkat edilmesi gereken en önemli şey,
Kur'an-ı Kerim'in, çocuk için en uygun zamanda, doğru ve anlaşılır ama
korkutmadan, sevdirerek öğretilmesidir. "Öyle yapma günah!", "Bir daha
yaparsan ALLAH seni cehenneminde yakar..." gibi ifadelerden kaçınmalı,
Kur'an-ı Kerim'i gerçeklerden uzaklaşmadan fakat onların anlayabileceği
bir şekilde anlatmalıyız.
Yazar: Mehmet Talu HocaEfendi
Kaynak: İtibarHaber
|
Yorumlar |

|
|